Özlem Tekin
Portal => Haberler => Konuyu başlatan: tekin ali - 15 Ağustos 2010 - 14:26:56
-
(http://i.sabah.com.tr/sb/fotohaber/yasam/bu_rekabetler_sonu_olmaz/17_d.jpg)
Bu rekabetlerin sonu olmaz!
Şebnem Ferah - Özlem Tekin
İşte vazgeçilmez rockçı sanatçılarımızdan iki isim... Bu iki rakipte de ses deseniz var, görüntü deseniz süper. Fakat hayran kitlesi sonuçtan belli olsa gerek...
Şebnem Ferah: 1.590.000
Özlem Tekin: 693.000
http://www.sabah.com.tr/fotohaber/yasam/bu_rekabetler_sonu_olmaz/?tc=51&page=18
Başlık açmadan önce çok düşündüm ama kim ne derse desin Özlem'le Şebnem her zaman kıyaslanacak
Buradan konu ile ilgili saygı sınırlarını aşmadan görüşünüzü bildirebilirsiniz.. .
-
şebnem ferah daha popüler olabilir ama bana hitap etmiyor.. tercih meselesi :D
bu sayısal veriler nereden elde edilmiş??
-
Kaç keredir söylüyorum: Popülerlik asla ve asla başarıya eşit değildir! Ajdar popüler mi? Popüler. Başarılı mı? ...
Bunun dışında Özlem'in kendi de dediği gibi rock müzik arabeskleşiyor ve tahmin edin bakalım bu iki sanatçıdan hangisi arabeske daha yakın müzik yapıyor. Bir Emrah dinleyen, İbrahim Tatlıses dinleyip efkarlanan ergene Yağmurlar ve Ay değil de Bahar ve Biri Var mı hitap etsin? Ayrıca Şebnem Ferah'ta "görüntü" olduğuna katılamayacağım :)
Rekabet iyidir. Rekabette daha az kişinin desteklediği tarafı sevebilmek de her zaman seçkin hissettirmiştir kendimi.
-
Sabah'ta ne b*k vardı da bunu haber yaptı bilinmez ki .hıh.
Şebnem'i herkes seviyo.
Bu yüzden bende Şebnem'i sevmiyorum.
-
İki sanatçı da ayrı kulvarda koşuyor..maziden gelen bir takıntımıdır bilinmez ama Özlem Tekin, Şebnem Ferah'ı toplumumuz öyle bir benimsemiş ki sanki iki sanatçıda birbirlerini geçmek için kıyasıya bir yarış içersindeymişler gibi..Böylede medyaya yansıyor..Sonuçta ikisinide severek dinliyorum..Şöyle bir durum var şebocular özcüler biz toplum olarak ayrılmayı ayrık düşmeyi benimsemişiz..Yandaşçılık gibi misal bir taraf tutmak şart futbol takımı gibi biri fenerbahçeyi tutar diğeri galatasarayı ve sonuç olarak bir husumet doğuyor iki taraftar birbirlerine karşı kin besliyor alehine karşı kötü düşünceler rencide edici uğraşılar içersinde hayatlarını devam ettiriyorlar..Kısaca özetlersek bizim insanımız taraf tutmayı sever ve tuttuğu ilk hangi tarafsa o tarafı irdelemeden sonuna kadar gider..İki sanatçımızda kendi aralarında bir rekabet yok artık gazeteye ne olduysa ne alıp veremediği varsa ortalığı kızıştırıyor..Sanatçılardan malzeme çıkmayınca dinleyicilerine sarmış..:)
-
poplier olan her zaman iyi olan anlamına gelmez..ismail ykda popiler
-
Hayatımda gördüğüm en mantıktan zekadan nasibini almamış haber herhalde.Şebnemin Özlemden hayran sayısı fazla olduğu için demiyorum bunu zaten bu bilinen bir gerçek de.693.000 ne yahu şaka mı gerçekten bu rakamlara nasıl ulaştıklarını bana da anlatsınlar :D
-
Ha birde rakam meselesi var.
Kaynak ne ?
Bana gelip sormadılar hangisi diye :)
Hem bu rekabet biteli yıllar oldu.
-
http://www.sabah.com.tr/multimedya/galeri/yasam/unlulerin_facebooktaki_hayran_sayilari?tc=81&page=72&albumId=15676
Bu da sabahın daha geniş kapsamlı bi araştırması :D
NOT:81 sanatçı var ve sadece Özlem'in adı yazmıyor hayran sayısının başında.
-
Kaç keredir söylüyorum: Popülerlik asla ve asla başarıya eşit değildir! Ajdar popüler mi? Popüler. Başarılı mı? ...
extrem örnekler vermenin bir anlamı yok. şebnem popüler bir başarılı.
-
extrem örnekler vermenin bir anlamı yok. şebnem popüler bir başarılı.
Başarı kıstasınız nedir duymak isterim o halde. Ayrıca verdiğim örnekler "extrem" falan değil; gayet bu tezi öne sürdüğünüzde size antitez olarak verilebilecek cevaplar.
-
Şebnem'le Ajdar'ı karşılaştırmak...
Ajdar nasıl popüler? Şarkıları dillerden düşmediği için mi? Yoksa medyadan düşmediği için mi ? İkincisi sanırım..
Şebnem nasıl popüler? Ben henüz kendisine magazin programlarında rastlayamadım. Ya da evlendi-boşandı-aldatıldı-aldattı.. zımbırtıları altında duyamadım hiç... Sadece yaptığı iş gündemde. Haberlerde görüyorsanız başlık şudur : "Şebnem .... konserinde halka birlikteydi" "Şebnem Ferah .... stüdyo albümünü çıkardı".. vb.
Arabesk olayına gelince.. Aynı olay hep (: Artık arabesk ne demek bilmeniz gerektiğini düşünüyorum. Arabik esintiler(oryantal mi dersiniz ne dersiniz artık) taşıyan parçalar anlamına gelir. Hüzün, ayrılık, acı vardır hep doğru. Şöyledir ki bu konuları ele alan her şarkıya arabesk denemez. O zaman müzik piyasası ikiye ayrılır. Acıyı işleyenlere arabesk der geçeriz. Kolayı seçeriz. Evanescence (sevmem) arabesk yapıyor o zaman. Ya da ne bileyim Funda Arar da has rock yapıyor?!
Arabesk-rock parçadan bahsediyorsanız buyrun : Erkin Koray - Şaşkın, Erkin Koray - Fesuphanallah.
%100 arabesk-rock şarkılardır.
Yazıkki Özlem'le Şebnem'in düşmediği medyatik oyunlara hayranları düşebiliyor.. Duyduk ya ordan biri şöyle dedi. Hemen diğer tarafa taş atmak lazım. Nedendir ki ? Kime neyi ispatlıyoruz ya da ispatlama gereği duyuyoruz ? Argo_'nun söylediği gibi her alanda böyle. Yurdum insanı müzik gibi evrensel birşeyi fb-gs olayına çevirmeyi başarabiliyor.
Beni seçkin hissettiren olaysa objektifliğimi koruyabilip diğer müzisyenlerin "başarı"larına saygı duyabilmemdir.
-
Bi kaç gündür Sabah okuruydum ama rast gelmemişim demek ki ya da açlıktan farkedememişim.. İyi de olmuş. Çok "boş" çoook..
-
Şebnem'le Ajdar'ı karşılaştırmak...
Ajdar nasıl popüler? Şarkıları dillerden düşmediği için mi? Yoksa medyadan düşmediği için mi ? İkincisi sanırım..
Şebnem nasıl popüler? Ben henüz kendisine magazin programlarında rastlayamadım. Ya da evlendi-boşandı-aldatıldı-aldattı.. zımbırtıları altında duyamadım hiç... Sadece yaptığı iş gündemde. Haberlerde görüyorsanız başlık şudur : "Şebnem .... konserinde halka birlikteydi" "Şebnem Ferah .... stüdyo albümünü çıkardı".. vb.
Arabesk olayına gelince.. Aynı olay hep (: Artık arabesk ne demek bilmeniz gerektiğini düşünüyorum. Arabik esintiler(oryantal mi dersiniz ne dersiniz artık) taşıyan parçalar anlamına gelir. Hüzün, ayrılık, acı vardır hep doğru. Şöyledir ki bu konuları ele alan her şarkıya arabesk denemez. O zaman müzik piyasası ikiye ayrılır. Acıyı işleyenlere arabesk der geçeriz. Kolayı seçeriz. Evanescence (sevmem) arabesk yapıyor o zaman. Ya da ne bileyim Funda Arar da has rock yapıyor?!
Arabesk-rock parçadan bahsediyorsanız buyrun : Erkin Koray - Şaşkın, Erkin Koray - Fesuphanallah.
%100 arabesk-rock şarkılardır.
Yazıkki Özlem'le Şebnem'in düşmediği medyatik oyunlara hayranları düşebiliyor.. Duyduk ya ordan biri şöyle dedi. Hemen diğer tarafa taş atmak lazım. Nedendir ki ? Kime neyi ispatlıyoruz ya da ispatlama gereği duyuyoruz ? Argo_'nun söylediği gibi her alanda böyle. Yurdum insanı müzik gibi evrensel birşeyi fb-gs olayına çevirmeyi başarabiliyor.
Beni seçkin hissettiren olaysa objektifliğimi koruyabilip diğer müzisyenlerin "başarı"larına saygı duyabilmemdir.
Söz konusu iki kişinin nasıl popüler olduklarına hiç değinmedim. Sadece popüler olmanın başarıyla eşit olmadığını belirttim. Şebnem'in şarkılarının ağızlardan düşmemesi illa ki başarılı olduğunu DEĞİL, popüler olduğunu gösterir demeye getirdim yani. Ajdar'ı kaldır, sadece yaptığı işle popüler olan x kişisini koy oraya. Bana de ki "Bak işte bu kişiyi herkes biliyor!", kabul eder, susarım. Çünkü ben de biliyorum her zaman konuşulan kişilerin popüler olduğunu. Ama bana o kişinin başarılı olduğunu söyleyebilmen için "yaptığı işin herkesin dilinde olması" durumundan çok daha fazlasını sunman gerekir.
Arabesk konusunu açıp "Aynı olay hep" diyerek biraz da ironik bir şekilde Şebnem’in durumunu özetlemişsin. Evet, “aynı olay hep!” Biraz farklılık ne kaybettirir? Dur düşüneyim… Hayran mı? Popülerlik mi? Para mı? Hepsi mi? Arabesk derken de şarkılarda kullanılan ritimlerden, altyapıdan ya da müzikal olaylardan değil de şarkıda, şarkının sözlerinde yatan felsefeden bahsediyorum elbette. Tamam, rock müzik ve arabesk müzik “isyan” teması altında zaman zaman birleşebilir ancak rock müzik bundan ibaret değil! Şebnem hemen hemen tüm şarkılarında ezilen tarafı oynuyor. Beceremiyor çünkü “gülen rock” yapmayı. Bakınız: Günaydın Sevgilim. Bana göre bir sanatçının başarılı olabilmesinin altında yatan yegâne neden birden çok duyguyu kendisini takip eden kitleye hissettirebilmesidi r mesela. Şebnem’de bunun olmadığını ve dolayısıyla başarılı da olmadığını düşünüyorum. Erkin Koray’ın Şaşkın, Komşu Kızı, Muallim gibi arabeskten fersah fersah uzak birçok parçası var. Arabesk parçalarla değil derdim, tamamen aynı temalar üzerinden ilerlemekle! Ona kalırsa Özlem’in Yazmamışlar’ı gibi arabeskin dibine vuran bir parçayı da örnek gösterebilirdin ancak bana Özlem’in çoğu parçasında kahrolduğunu söyleyemezsin. Hatta ve hatta çoğu parçasında vurdumduymaz insanı oynadığını bile söyleyemezsin!
Tarkan da bir önceki albümüyle elektronik bir şeyler yapmayı deneyerek bir değişiklik yaratmayı denedi ama çoğu kişi tarafından o albüm kariyerinin en kötü albümü olarak değerlendiriliyor. “Rock yapacağım!” dedi, o projeyi de çöpe kaldırdı ve yine özüne döndü. Neden? Çünkü alıştığı ve ona kazandıran tür o! Şebnem de bu tarz şeylerden korkuyor olsa gerek ki pek değişikliğe yönelmeyi dene(ye)miyor. Kusura bakmayın ama bu bana başarıdan ziyade popülerliğin yolunda ilerlemek gibi geliyor. Buyurun, ikisinin eşit olmadığına dair başka bir bakış açısı. :)
Şebnem’i eleştirirken söylediğim şeylerde gayet objektif olduğumu düşünüyorum ki söz konusu Özlem olunca da bu sitede yeri geldi mi en ağır şekilde eleştiri yapanlardan biriyim. Ortada bir “fanboy” vakası yok yani. Sırf Şebnem’i “başarısız ama/ve popüler” görüyorum diye objektifliğimi yitirmiş olamam, öyle değil mi? Saygılar.
-
Söz konusu iki kişinin nasıl popüler olduklarına hiç değinmedim. Sadece popüler olmanın başarıyla eşit olmadığını belirttim. Şebnem'in şarkılarının ağızlardan düşmemesi illa ki başarılı olduğunu DEĞİL, popüler olduğunu gösterir demeye getirdim yani. Ajdar'ı kaldır, sadece yaptığı işle popüler olan x kişisini koy oraya. Bana de ki "Bak işte bu kişiyi herkes biliyor!", kabul eder, susarım. Çünkü ben de biliyorum her zaman konuşulan kişilerin popüler olduğunu. Ama bana o kişinin başarılı olduğunu söyleyebilmen için "yaptığı işin herkesin dilinde olması" durumundan çok daha fazlasını sunman gerekir.
Arabesk konusunu açıp "Aynı olay hep" diyerek biraz da ironik bir şekilde Şebnem’in durumunu özetlemişsin. Evet, “aynı olay hep!” Biraz farklılık ne kaybettirir? Dur düşüneyim… Hayran mı? Popülerlik mi? Para mı? Hepsi mi? Arabesk derken de şarkılarda kullanılan ritimlerden, altyapıdan ya da müzikal olaylardan değil de şarkıda, şarkının sözlerinde yatan felsefeden bahsediyorum elbette. Tamam, rock müzik ve arabesk müzik “isyan” teması altında zaman zaman birleşebilir ancak rock müzik bundan ibaret değil! Şebnem hemen hemen tüm şarkılarında ezilen tarafı oynuyor. Beceremiyor çünkü “gülen rock” yapmayı. Bakınız: Günaydın Sevgilim. Bana göre bir sanatçının başarılı olabilmesinin altında yatan yegâne neden birden çok duyguyu kendisini takip eden kitleye hissettirebilmesidi r mesela. Şebnem’de bunun olmadığını ve dolayısıyla başarılı da olmadığını düşünüyorum. Erkin Koray’ın Şaşkın, Komşu Kızı, Muallim gibi arabeskten fersah fersah uzak birçok parçası var. Arabesk parçalarla değil derdim, tamamen aynı temalar üzerinden ilerlemekle! Ona kalırsa Özlem’in Yazmamışlar’ı gibi arabeskin dibine vuran bir parçayı da örnek gösterebilirdin ancak bana Özlem’in çoğu parçasında kahrolduğunu söyleyemezsin. Hatta ve hatta çoğu parçasında vurdumduymaz insanı oynadığını bile söyleyemezsin!
Tarkan da bir önceki albümüyle elektronik bir şeyler yapmayı deneyerek bir değişiklik yaratmayı denedi ama çoğu kişi tarafından o albüm kariyerinin en kötü albümü olarak değerlendiriliyor. “Rock yapacağım!” dedi, o projeyi de çöpe kaldırdı ve yine özüne döndü. Neden? Çünkü alıştığı ve ona kazandıran tür o! Şebnem de bu tarz şeylerden korkuyor olsa gerek ki pek değişikliğe yönelmeyi dene(ye)miyor. Kusura bakmayın ama bu bana başarıdan ziyade popülerliğin yolunda ilerlemek gibi geliyor. Buyurun, ikisinin eşit olmadığına dair başka bir bakış açısı. :)
Şebnem’i eleştirirken söylediğim şeylerde gayet objektif olduğumu düşünüyorum ki söz konusu Özlem olunca da bu sitede yeri geldi mi en ağır şekilde eleştiri yapanlardan biriyim. Ortada bir “fanboy” vakası yok yani. Sırf Şebnem’i “başarısız ama/ve popüler” görüyorum diye objektifliğimi yitirmiş olamam, öyle değil mi? Saygılar.
Öyleyse size göre "BAŞARI" nın tek kıstası yeni şeyler denemek ?
Örneğin Şebnem'in ilk albümünü düşünürsek. Tanınmayan bir yüz. Zor bir piyasa. 400.000 satış yakalıyor. Hayran kitlesi bile yokken böyle bir durum oluşmasını nasıl popülerliğe bağlayabiliriz? Konser dvdsinin rekor kırması sadece ve sadece popülerliğe bağlanabilir mi ? Ya da dinleyiciler ve albüm eleştirmenleri Şebnem'i sadece popüler olduğu için mi beğeniyor ? Şarkılarının konusu hakkında, evet ben de eleştiriyorum Şebnem'i. Fani olarak elbette farklı temalara da değinmesini istiyorum ancak sadece bir sebep onun başarısız olduğunu göstermiyor.
Kusura bakmayın bu noktadan sonra başarısız olarak nitelendirmeniz sadece "sizin" düşüncenizdir. Bu durumda da tartışacak birşey kalmıyor zaten. Benim düşüncemse Şebnem'in müzikal başarısı hak ettiği popülerliği de beraberinde getirmiştir.
Özlem'i eleştirip eleştirmediğinizi bilmiyorum ancak gördüğüm kadarıyla Şebnem - Özlem konusunda objektifliğinizi yitiriyorsunuz. Bunu Şebnem'i eleştirdiğiniz için söylemiyorum. Eleştiri elbet olmalı ancak "başarı" tanımınız gerçekten çok garip.
-
hayran sayısıyla kıyaslanmaları çok saçma. bence özlem şebnemden daha başarılı şebnemide dinliyorum beğeniyorum ama öz kadar değil bi zaman sonra bayıyo.şebnemin o kadar hayranı hepsi gerçekten seviyomu acaba çok karşılaşıyorum bi şarkısını dinlemiş ben şebnem hayranıyım diyip dolanıyolar.fazla bişey diyemeyiz zevk meselesi
-
Öyleyse size göre "BAŞARI" nın tek kıstası yeni şeyler denemek ?
Örneğin Şebnem'in ilk albümünü düşünürsek. Tanınmayan bir yüz. Zor bir piyasa. 400.000 satış yakalıyor. Hayran kitlesi bile yokken böyle bir durum oluşmasını nasıl popülerliğe bağlayabiliriz? Konser dvdsinin rekor kırması sadece ve sadece popülerliğe bağlanabilir mi ? Ya da dinleyiciler ve albüm eleştirmenleri Şebnem'i sadece popüler olduğu için mi beğeniyor ? Şarkılarının konusu hakkında, evet ben de eleştiriyorum Şebnem'i. Fani olarak elbette farklı temalara da değinmesini istiyorum ancak sadece bir sebep onun başarısız olduğunu göstermiyor.
Kusura bakmayın bu noktadan sonra başarısız olarak nitelendirmeniz sadece "sizin" düşüncenizdir. Bu durumda da tartışacak birşey kalmıyor zaten. Benim düşüncemse Şebnem'in müzikal başarısı hak ettiği popülerliği de beraberinde getirmiştir.
Özlem'i eleştirip eleştirmediğinizi bilmiyorum ancak gördüğüm kadarıyla Şebnem - Özlem konusunda objektifliğinizi yitiriyorsunuz. Bunu Şebnem'i eleştirdiğiniz için söylemiyorum. Eleştiri elbet olmalı ancak "başarı" tanımınız gerçekten çok garip.
Hayır, bana göre başarının tek kıstası yeni şeyler denemek değil. Ama temelde bir sanat dalında başarı kavramını popülerlik kaygılarıyla ve ekonomik endişelerle savrulmadan o sanat dalının sunduğu imkânlar dâhilinde açılabilmek, farklı şeyler deneyebilmek olarak nitelendiriyorum. “Bu tuttu, hep aynısını yapıp paramı kazanayım!” diye düşünmek bana göre başarı değil. Herhangi birine göre bu bahsettiğim durum başarıysa da bu görüşe saygı duyarım ama şaşkınlığımı ve mantığımın almayışını dile getirmekten de geri kalmam. Hala bana söylenen laf Şebnem’in ilk albümünün ne kadar sattığı, konser DVD’sini kaç kişinin aldığı vs. Başarının rakamlarla doğrudan doğruya ilintili olmadığını söylüyorum başından beri ancak anlatamıyorum kendimi sanırım. Albümü satmayan, adı sanı çok fazla duyulmamış ama esaslı iş yapan kişiler/gruplar yok mu? Bu şahıslar Şebnem Ferah gibi 400.000 satamadığı için direk “Başarısız!” diye mi etiketlendirilmeli? Yapmayın lütfen… “Fani olarak elbette farklı temalara da değinmesini istiyorum ancak sadece bir sebep onun başarısız olduğunu göstermiyor. ” demişsiniz. Ben de konunun başından beridir diyorum ki bu kadını çok seven kişinin olması onun başarılı olduğunu göstermiyor! Sadece bir sebep onun başarılı olduğunu göstermiyor!
Objektif olmadığımı hangi tümcelerimden anladığınızı da öğrenmek isterim sakıncası yoksa. Yalan bilgi verip Şebnem’i karalayıp Özlem’i mi yüceltmişim? Ya da hiç sebep sunmadan “Şebnem iş yapmaz, Özlem ortalığı yıkar!” mı demişim? Rica ediyorum bu düşünceye nereden, nasıl vardığınızı bana bir anlatın. Saygılar.
-
Hayır, bana göre başarının tek kıstası yeni şeyler denemek değil. Ama temelde bir sanat dalında başarı kavramını popülerlik kaygılarıyla ve ekonomik endişelerle savrulmadan o sanat dalının sunduğu imkânlar dâhilinde açılabilmek, farklı şeyler deneyebilmek olarak nitelendiriyorum. “Bu tuttu, hep aynısını yapıp paramı kazanayım!” diye düşünmek bana göre başarı değil. Herhangi birine göre bu bahsettiğim durum başarıysa da bu görüşe saygı duyarım ama şaşkınlığımı ve mantığımın almayışını dile getirmekten de geri kalmam. Hala bana söylenen laf Şebnem’in ilk albümünün ne kadar sattığı, konser DVD’sini kaç kişinin aldığı vs. Başarının rakamlarla doğrudan doğruya ilintili olmadığını söylüyorum başından beri ancak anlatamıyorum kendimi sanırım. Albümü satmayan, adı sanı çok fazla duyulmamış ama esaslı iş yapan kişiler/gruplar yok mu? Bu şahıslar Şebnem Ferah gibi 400.000 satamadığı için direk “Başarısız!” diye mi etiketlendirilmeli? Yapmayın lütfen… “Fani olarak elbette farklı temalara da değinmesini istiyorum ancak sadece bir sebep onun başarısız olduğunu göstermiyor. ” demişsiniz. Ben de konunun başından beridir diyorum ki bu kadını çok seven kişinin olması onun başarılı olduğunu göstermiyor! Sadece bir sebep onun başarılı olduğunu göstermiyor!
Objektif olmadığımı hangi tümcelerimden anladığınızı da öğrenmek isterim sakıncası yoksa. Yalan bilgi verip Şebnem’i karalayıp Özlem’i mi yüceltmişim? Ya da hiç sebep sunmadan “Şebnem iş yapmaz, Özlem ortalığı yıkar!” mı demişim? Rica ediyorum bu düşünceye nereden, nasıl vardığınızı bana bir anlatın. Saygılar.
İyi de anlayamıyorum hala. Daha önce de söylediğim gibi. Bu, size göre başarının tanımı. Ki ben bir tane sebebp de sunmuyorum.. Bardağın boş tarafına bakıyorsunuz sürekli.. Objektifliği kaybetmenizden kastım da budur zaten açıkçası.
Düşünelim şimdi benim söylediği şey şu : "Tanınmayan bir yüz. Zor bir piyasa. 400.000 satış yakalıyor. Hayran kitlesi bile yokken böyle bir durum oluşmasını nasıl popülerliğe bağlayabiliriz? "
Verdiğiniz cevap : "Hala bana söylenen laf Şebnem’in ilk albümünün ne kadar sattığı, konser DVD’sini kaç kişinin aldığı vs. Başarının rakamlarla doğrudan doğruya ilintili olmadığını söylüyorum başından beri ancak anlatamıyorum kendimi sanırım. Albümü satmayan, adı sanı çok fazla duyulmamış ama esaslı iş yapan kişiler/gruplar yok mu? Bu şahıslar Şebnem Ferah gibi 400.000 satamadığı için direk “Başarısız!” diye mi etiketlendirilmeli? "
Burada asıl anlatmak istediğim olay diğerlerinin başarılı ya da başarısız olduğu değil ki.. Bu satış bir BAŞARIDIR ve popülerlikle alakası yoktur demeye çalışıyorum. Değil midir yani ?
Şöyle deseniz anlarım. Bu kadının şarkıları hüzünlü bana hitap etmiyor. Dinlemiyorum.
Başarı olarak size başka ne sunulabilir, şaşırmış durumdayım açıkçası.. Sanırım size göre müzik piyasasının %90'ı başarısız.
-
İyi de anlayamıyorum hala. Daha önce de söylediğim gibi. Bu, size göre başarının tanımı. Ki ben bir tane sebebp de sunmuyorum.. Bardağın boş tarafına bakıyorsunuz sürekli.. Objektifliği kaybetmenizden kastım da budur zaten açıkçası.
Düşünelim şimdi benim söylediği şey şu : "Tanınmayan bir yüz. Zor bir piyasa. 400.000 satış yakalıyor. Hayran kitlesi bile yokken böyle bir durum oluşmasını nasıl popülerliğe bağlayabiliriz? "
Verdiğiniz cevap : "Hala bana söylenen laf Şebnem’in ilk albümünün ne kadar sattığı, konser DVD’sini kaç kişinin aldığı vs. Başarının rakamlarla doğrudan doğruya ilintili olmadığını söylüyorum başından beri ancak anlatamıyorum kendimi sanırım. Albümü satmayan, adı sanı çok fazla duyulmamış ama esaslı iş yapan kişiler/gruplar yok mu? Bu şahıslar Şebnem Ferah gibi 400.000 satamadığı için direk “Başarısız!” diye mi etiketlendirilmeli? "
Burada asıl anlatmak istediğim olay diğerlerinin başarılı ya da başarısız olduğu değil ki.. Bu satış bir BAŞARIDIR ve popülerlikle alakası yoktur demeye çalışıyorum. Değil midir yani ?
Şöyle deseniz anlarım. Bu kadının şarkıları hüzünlü bana hitap etmiyor. Dinlemiyorum.
Başarı olarak size başka ne sunulabilir, şaşırmış durumdayım açıkçası.. Sanırım size göre müzik piyasasının %90'ı başarısız.
Anlaşamadığımız ortada zaten. Bana göre başarının tanımı o yukarıda yazdığım, evet. Bunu neden gözüme sokarcasına “Bu sizin tanımınız!” diyorsunuz ki? Başarının herkesçe kabul edilen bir tanımı var da ben onun dışında kendim mi bir tanım yazıyorum? Şayet başarının toplumlarca benimsenmiş bir tanımı varsa bu tanım nedir? Herkesin başarı tanımı farklıdır zaten, anlaşmazlık da buradan çıkıyor sanıyorum. Bana göre sınavdan geçer not almaktır, sana göre sınavdan 100 almak… Şebnem’in ilk albümündeki satış rakamını (dikkat edin “başarısını” demiyorum – çok albüm satmayı başarı olarak gör-mü-yor-um!) yakalaması da kulvardaki temsilci eksikliğinden olsa gerek. Güzel parçalar da vardı elbet albümde ve tabii ki bunun etkisiyle de sattı. Bu albümü (hatta herhangi bir Şebnem Ferah albümünü) tek başına tutup inceleyecek olursa insan sözlerin keskinliği vs. “Güzel albüm yapmış!” dedirtebilir ve albümler ayrı ayrı değerlendirildiğinde “başarılı” albümler olabilir ama benim bahsettiğim sanatçının genel tutumu! Şebnem Ferah’ın hiçbir albümünün iyi olmadığını söylemedim, söylemem de. Tek derdim (buraya dikkat lütfen): Tüm albümleri bir araya getirince çeşitsizlik ve hep birbirini tekrar eden konular, sözler vesaireler ortaya çıkıyor ve bu da Şebnem Ferah’ı benim için (tabii ki benim için olacak, gidip başkasının fikrini söyleyecek halim yok. Yine “Ama sizin için…” diye başlayan tümceler kurmayın diye söylüyorum bunu.) başarısız kılıyor! “Bu kadının şarkıları hüzünlü, bana hitap etmiyor!” da demiyorum, çünkü ben de insanım ve ben de hüzünleniyorum. Ama sorun da bu! Bu kadının parçalarını sadece üzgün olduğum/üzülmek istediğim zamanlarda ya da hayatın sillesini yemiş kişiyi canlandırmam gerektiğinde dinleyebiliyorum! Başka bir duyguya hitap etmiyor! Durum böyleyken de isterse inşaatçısından ergeni, ev hanımından rockçısı Şebnem Ferah albümü alıp dinlesin, bu bana başarılı olduğunu değil, popüler olup bu kişiler tarafından dinlendiğini gösterir. Tek tarafa çalışan sanatçıları başarılı bulmuyorUM, nokta. Türkiye’deki müzik piyasası bana göre büyük ölçüde başarısız, evet. Sebebi de hemen herkesin birbirinin kopyası müzikler icra edip bizi “ağlatmaya çalışması”. Ondan sonra da güzelim yaratıcı eserler arada kaynıyor.
-
Anlaşamadığımız ortada zaten. Bana göre başarının tanımı o yukarıda yazdığım, evet. Bunu neden gözüme sokarcasına “Bu sizin tanımınız!” diyorsunuz ki? Başarının herkesçe kabul edilen bir tanımı var da ben onun dışında kendim mi bir tanım yazıyorum? Şayet başarının toplumlarca benimsenmiş bir tanımı varsa bu tanım nedir? Herkesin başarı tanımı farklıdır zaten, anlaşmazlık da buradan çıkıyor sanıyorum. Bana göre sınavdan geçer not almaktır, sana göre sınavdan 100 almak… Şebnem’in ilk albümündeki satış rakamını (dikkat edin “başarısını” demiyorum – çok albüm satmayı başarı olarak gör-mü-yor-um!) yakalaması da kulvardaki temsilci eksikliğinden olsa gerek. Güzel parçalar da vardı elbet albümde ve tabii ki bunun etkisiyle de sattı. Bu albümü (hatta herhangi bir Şebnem Ferah albümünü) tek başına tutup inceleyecek olursa insan sözlerin keskinliği vs. “Güzel albüm yapmış!” dedirtebilir ve albümler ayrı ayrı değerlendirildiğinde “başarılı” albümler olabilir ama benim bahsettiğim sanatçının genel tutumu! Şebnem Ferah’ın hiçbir albümünün iyi olmadığını söylemedim, söylemem de. Tek derdim (buraya dikkat lütfen): Tüm albümleri bir araya getirince çeşitsizlik ve hep birbirini tekrar eden konular, sözler vesaireler ortaya çıkıyor ve bu da Şebnem Ferah’ı benim için (tabii ki benim için olacak, gidip başkasının fikrini söyleyecek halim yok. Yine “Ama sizin için…” diye başlayan tümceler kurmayın diye söylüyorum bunu.) başarısız kılıyor! “Bu kadının şarkıları hüzünlü, bana hitap etmiyor!” da demiyorum, çünkü ben de insanım ve ben de hüzünleniyorum. Ama sorun da bu! Bu kadının parçalarını sadece üzgün olduğum/üzülmek istediğim zamanlarda ya da hayatın sillesini yemiş kişiyi canlandırmam gerektiğinde dinleyebiliyorum! Başka bir duyguya hitap etmiyor! Durum böyleyken de isterse inşaatçısından ergeni, ev hanımından rockçısı Şebnem Ferah albümü alıp dinlesin, bu bana başarılı olduğunu değil, popüler olup bu kişiler tarafından dinlendiğini gösterir. Tek tarafa çalışan sanatçıları başarılı bulmuyorUM, nokta. Türkiye’deki müzik piyasası bana göre büyük ölçüde başarısız, evet. Sebebi de hemen herkesin birbirinin kopyası müzikler icra edip bizi “ağlatmaya çalışması”. Ondan sonra da güzelim yaratıcı eserler arada kaynıyor.
Saygı duyarım. Olaylara çok farklı bakıyoruz. Benim için müzikte başarı bana duyguyu hissettirebilmesi. Hüzün, neşe, özlem, ayrılık, mutluluk.. her neyse işte. Duyguyu hissedebiliyorsam başarılıdır.
Neyse aynı şeyleri tekrar tekrar yazmak da istemiyorum.. Düşünce farklılığı diyelim.
-
Saygı duyarım. Olaylara çok farklı bakıyoruz. Benim için müzikte başarı bana duyguyu hissettirebilmesi. Hüzün, neşe, özlem, ayrılık, mutluluk.. her neyse işte. Duyguyu hissedebiliyorsam başarılıdır.
Neyse aynı şeyleri tekrar tekrar yazmak da istemiyorum.. Düşünce farklılığı diyelim.
Aynı şeyi diyoruz aslında işin özünde. Ben de bana hüznü, neşeyi, ayrılığı, mutluluğu vs. hissettirmesini istiyorum. Bunlardan bir tanesine saplanıp sırf onu hissettirmesini istemiyorum ki siz de farklı temalar denemesini istediğinizi söylemiştiniz.
Her neyse, konu daha fazla uzamasın. Düşünce farklılığı değil de "benzer düşünceleri farklı pencerelerden aktarmak" desek daha iyi olur bence. Saygılar.
-
"Düşüne farklılığı"
Koskoca 2 sayfada ki tek anlamlı cümle.
-
"Düşüne farklılığı"
Koskoca 2 sayfada ki tek anlamlı cümle.
doğru,herkesin zevki kendine....de bu rakamlar nerden çıktı :D ev ev gezip anket yaptılar herhalde...popçuların günlük kavgası bitince malzeme çıkmayınca bizim piyasaya sarmışlar ..süper .D :D :D
-
Rakamlar olmasaymış daha sevimli olurmuş=)Ama bu haber herkesin bildiği bir şey. Özlem bile söyleyebilir bunu kendi ağzıyla.Nedenlerine girersek ohooo çıkamayız (: Netice doğru ama.