
Kitabı dün gördüm ve gördüğüm gibi aldım.
Patti Smith’in kırk beş yaşındayken yazdığı, çocukluk anılarını anlattığı kitap. Yirmi yıl sonra ‘domingo, orijinal basımda yer almayan fotoğraflarla yeniden düzenliyor. Çocukluğunun (küçük patti) , ailesinin ve bizzat kendisinin çektiği fotoğraflar mevcut..
Küçük Patti, bazı geceler evlerinin bulunduğu arazideki çayırlıklardan sesler gelmesinin sebebini başta baykuşların uçuşundan geldiğini düşünürken sonraki geceler onların birer insan olduğunu hayal eder. Bir gün kasabasındaki yaşlı adama çayırları göstererek o insanların kim olduğu sorar. Yaşlı adam onların hayalperest olduğunu söyler. Patti hayalperest kelimesini duyduğunda :
‘’Hayalperestin tam olarak ne olduğundan emin değildim, ama kulağa önemli bir görev gibi geliyordu; tam bana göre işti yani. (…) Görevim, bir tutam yün gibi uçuşan düşünceleri rüzgarın pençesinden kurtarmaktı. ‘’ Esasında ‘’hayalperestler’’ orijinal metinde ‘’woolgatherers’’ olarak geçiyor. Hayalperest kişi ile çalılara takılan yünleri toplayan kişi anlamlarına geliyor. Patti kitapta hayalperest’i yer yer birinci anlam da, yer yer ikinci anlamda, yer yer de her iki anlamı birden içeren biçimde kullanıyor.
Kırk beş yaşında bile çocukluğundaki engin hayal gücünü yitirmemesini; peşinden koştuğu hayallerini yaşantısına da yansıtabilmesinden anlıyorum, anlıyoruz.
Çok şiirsel ve bazı bazı büyüleyiciydi; tıpkı Çoluk Çocuk’taki gibi. Özellikle sevgili köpeği Bambi’den bahsettiği kısmı okurken büyülendim. Baya baya sarsıldım.
Patti, kitabının okuyucuda nedensiz bir neşe dolduracağını umduğunu söylemiş. Bende ise tam tersi oldu: Neşe değil, hüzün ve ışık belki.