Ne bebek gibi bir yüzü var, ne de sütun gibi bacakları. Sesi de meleklerinkini andırmıyor ama o bizi 'olduğu gibi'liğiyle vuruyor. Eski sevgilisi
Nick Cave ile 'Henry Lee'yi söylerken, "Bu lanet olası dünyada benimle kıyaslanacak tek bir kız bile bulamazsın" sözleriyle buna hepimizi inandırıyor.
Thom Yorke ile 'This Mess We’re In'i söylerken, aşık olmanın rezaletini iliklerimizde hissettiriyor. (Aynı anda Thom Yorke da "Gece ve gündüz seninle sevişme hayali kuruyorum" diyor). En az kendisi kadar müstesna kişilik
Björk ile 'Satisfaction'ı söylediğinde ise bir şarkının nasıl orijinalinden daha güzel söyleneceğini gösteriyor.
Suyunda şairlik ve müzisyenlik olan topraklarda yani Britanya’da doğan PJ Harvey, sadece sıradan bir vokal ve gitarist değil. Piyano, org hatta saksafon çalıyor, şarkılarını kendi yazıp besteliyor. Yani gerçek bir müzisyen. PJ Harvey, onu bugünlere getiren ilk adımı 1983’te attı.
Automatic Dlamini grubuna dahil olunca hem kendini göstereceği sahnelere çıktı hem de "Müzikal ruh eşim" dediği
John Parish ile tanıştı. O günleri, gitar çalmayı ve seyirciyle iletişim kurmayı öğrendiği dönemler olarak anlatıyor. 1991’de gruptan ayrıldı ama John Parish’le müzikal bağları hiç kopmadı. Hatta sonradan sözleri PJ Harvey, müzikleri Parish’e ait iki albüm çıkardılar.
ŞÖHRET ADIMLARI 1991’de PJ Harvey kendi adını taşıyan grubunu kurdu. Basta Steve Vaughan, davulda Robert Ellis’in olduğu grup, 90’lara damgasını vurdu. İlk albümlerini 5 bin dolardan bile daha az bir maliyetle 1992’de yayınladılar. İlk albümün başarısı, ikincisi için yoğun bir baskı yaratıyordu. Harvey’nin kırılgan ve hırçın ruhu için böyle bir stres çok fazlaydı. Buna rağmen, ikinci albüm
Rid of Me, Harvey’nin kült olduğunu gösterdi. Üçüncü albümde PJ Harvey artık solo çalışıyordu ve gitarlarda John Parish vardı. 1995’te yayınlanan
To Bring You My Love, gerçek bir başyapıttı. Sonrasında Nick Cave ile efsanevi düeti, ardından
Stories From the City, Stories From the Sea geldi. Bu albüm ona müzik tarihinde bir ilki getirdi: 2001’de Mercury Ödülü’nü aldığında,
bu ödülü kazanan ilk kadındı.2004’te çıkan
Uh Huh Her albümüne kadar, bir başka şahane müzik ismi Queens of the Stone Age’in yan çalışması olan Desert Sessions’ta yer aldı. 2004 sonrasında Morrissey gibi dev bir şairfilozof-müzisyenle de sahneye çıktı, Sonic Youth ile de. 2007’de
White Chalk, 2009’da
A Woman A Man Walked By albümlerini çıkardı. Şimdi yeniden, yeni şarkılarını duymak istediğimiz anda çıkageldi:
14 Şubat 2011’de piyasada olacağını açıkladığı Let England Shake albümünden ilk şarkısını web sitesine koydu. Diğer PJ Harvey şarkılarından daha iyimser ve kilise müziklerini hatırlatan bir tınıya sahip şarkının adı Written On The Forehead (Alnına Yazılı). Şarkıyı internette tüm müzik sitelerinde dinleyebilirsiniz.BIRAKIN İNGİLTERE SALLANSINPJ Harvey’nin sekizinci stüdyo albümü olan Let England Shake (Bırakın İngiltere Sallansın), John Parish ve daha önce Nick Cave and the Bad Seeds’ten tanıdığımız Mick Harvey’nin prodüksiyonuyla hazırlandı. Şarkıların mikslerini ise Depech Mode, U2 gibi isimlerle çalışan Flood yaptı. Şarkıların çoğu canlı kaydedildi. Bir kısmı ise Dorset Kilisesi’nde kaydedildi ki Dorset, Madonna, Chriastian Bale gibi ünlülerin yaşadığı bir kasaba. Albüm için web sitesinden önsatışlar başladı. Tanıtım konserleri içinse Berlin, Paris, Brüksel ve Londra’da şimdiden tarihler belirlendi.
http://www.haberturk.com/kultur-sanat/haber/577803-cirkin-prenses-yeni-bir-albume-gebe