ben aslında şarkılarını seven biri değilim,pek de bilmem zaten;ama nedense tuhaf bir şekilde kendisine sempati duymuşumdur..=) özellikle de son birkaç senedir voleybol ile daha da arttı bu sempatim..

zira bundan yaklaşık 4-5 sene önce ülkemizdeki voleybol maçlarında çalınan müzikleri (molalarda,aralarda,başlangıç ve sonda) serdar ortaç ve demet akalın,vs. domine ederken son 1-2 yıldır istanbul'daki her salonda pink-so what çalıyor..

önemsiz gibi gözükse de aslında o atmosfer içinde gerçekten de önemli bir unsur bu bilhassa da izleyici açısından..=) özellikle de rakip takım geriye düşüp mola aldığında çok daha gaz veren bir şarkı oluyor so what..

bu konuda bahsedilen teoman olayına da açıklık getirirsem kendi bildiğim kadarıyla,teoman bundan yıllar önce pink'in istanbul konserinde "alt grup" olarak sahne alır..sahneye geç çıkar ve vaktin de ilerlemeye başlaması nedeniyle hava kararmadan sahneden inmek istemez,bu doğrudur;ancak olayın asıl sebebi pink, festivaldeki her grubu izlemişken teoman'ı monitör mixerin ardından izlemesine izin verilmez..bunun üzerine pink geldiğinde teoman ve ekibi de dışarı çıkarılır..teoman benim de pink'ten daha fazla dinlediğim biri;ama açıkçası burada her zaman pink'i haklı bulmuşumdur,alt grup olmayı kendine yediremeyip de sanki pink'i alt grubu yapmaya meyilli bir davranış olmuş,yakışık olmamış..=) zaten o günden sonra ben teoman'ı çok sayıda yerde (lise festivaller,bazı üniversite konserleri) gündüz sahne alırken gördüm..belki de pink ayarı işe yaramıştır..
