Gönderen Konu: Düştükten sonra ne kadar çabuk ayağa kalktığımız önemli - Star Gazetesi  (Okunma sayısı 2643 defa)

Çevrimdışı vegateryan

  • Genel Moderator
  • ******
  • İleti: 2750
  • Cinsiyet: Bay
  • that's what she said
    • ÖzbeÖZ
http://www.stargazete.com/roportaj/yazar/serdar-akbiyik/dustukten-sonra-ne-kadar-cabuk-ayaga-kalktigimiz-onemli-haber-356020.htm

İsyankar şarkılarıyla ve kadınlar üzerine yaptığı parçalarla zevkle dinlediğimiz ele avuca sığmaz bir müzisyen Özlem Tekin. Ama bu hafta onu bir oyuncu olarak değerlendirdik. Müzikte ne kadar başarılıysa oyunculukta da başarılı olduğunu gördük. Dizi oyunculuğu, tiyatro, müzik ve sinema, hangisinde kendini daha doyurucu ifade ettiğini sorduğumuzda şaşırtıcı bir cevap verdi.  Özlem Tekin için ilk sırada sinema geliyor.

- Projeye nasıl dahil oldunuz ve size çarpıcı gelen neydi?

Proje aslında çok eski, iki sene önce Volga aramıştı beni. Ben de o zaman yeni albüm hazırlıklarındaydım. Son albümden beri 5 yıl olmuştu, çok boşlamıştım albümleri. Bu dönemde oyunculuk yapmak istemiyorum dedim ama sonradan senaryoyu göndermelerini istedim. Senaryo bana geldi okumaya başladım ve başıma ilk kez böyle bir şey geldi. Ben bir çok senaryo okuyorum ama ilk kez bir senaryo okurken gözüm doldu. Bu teknik olarak da mümkün değildir senaryoda akıl dağıtan olaylar vardır dikkat etmek zorunda kalırsınız. Bir kitap okuma eğlencesinde okunmaz. Ona rağmen çok güzel duygusunu aldım, karaktere bayıldım. Kesinlikle canlandırmam gerektiğini düşündüm ve kabul ettim. Ancak filmin çekimi gecikti geçen sene başladık çekime ve projeye böyle dahil oldum.

- Rolünüz filmin sıcaklığını yüklenen çok duygulu ve öykülerin birleştiği bir karakter. Bir hazırlığınız oldu mu? Özellikle Almanca şiveniz konusunda.

O konuda çok fazla bir hazırlığım oldu. Ben Amerika doğumluyum,  yani ailem orada yaşadı. Çok iyi Amerika’da yaşayan Türklerin taklitlerini yaparım ya da Türkiye’de yaşayan Amerikalıların... Fakat benim çevremde hiç Almanya’da yaşamış veya yaşayan biri olmadı. Almanya’ya da defalarca konsere de tatile de gittim ama bu açıdan hiç bakmamıştım. Dolayısıyla hem rolü oynamak istedim ama teknik açıdan da böyle bir sorunum oldu. Şöyle yaptık bizde, Volga’nın Almanya’da yaşayan genç oyuncu hanım bir arkadaşı vardı. O bana çok yardımcı oldu. Dikkat ederseniz karakter hiç Türkiye’ye gelmemiş çocukluğundan beri. Bu kız da öyle Almanya’da oyunculuk yapıyor. Türkçesi çok kıt çok zorlanıyor konuşurken hiç Türk arkadaşı da yok. Onunla çok konuştuk sesini kaydettim hatta. Heyecanlanınca nasıl heyecanlanıyor hangi kelimeleri seçiyor onlara dikkat ettim. Hatta birazcık da değişiklik yaptık senaryoda daha sonra. Bir de Almanca konuşmalar var, pratik yaptık onunla. Sonra 10 gün boyunca ciddi bir çalışma yaptım. Filme başladığım zamanda hiç şive falan düşünmedim.

- Filmin bir de futbol tarafı var. Bu sahnelerinde ön plana çıkarılması gerekiyor bence gişe için. Sizin futbolla bir ilginiz var mı?

Evet var. Tuttuğum takımın maçlarını izlerim. 5-6 sene öncesine kadar çok fanatiktim. İstanbul’da yaşarken feci fanatiktim bütün transferleri okurdum takip ederdim her gün, bütün maçları seyrederdim. Ama artık öyle değilim İstanbul’da da yaşamıyorum. Son 5-6 senedir ilgim azaldı sadece.

- Ofsaytın ne olduğunu biliyor musunuz?

Çok iyi biliyorum. Hatta bilmeyen kadınlara sinir oluyorum.

Sizin şarkılarınızda kadınların problemleriyle ilgili bir çok mesaj var. Hatta Türk sinemasının yapamadığı kadar bu dertleri işleyen parçalara sahipsiniz.

Ne desem boş. Normalde konuşarak söyleyemeyeceğim şeyleri şarkılarımda anlatıyorum. Hepsi kendi hayatımdan örnekler değil. Etrafımda gördüğüm bir takım vakaları da şarkılarımda işliyorum.

Özellikle 2000 sonrası dönemde sinemamızda kadın karakterlerin derinliği baya bir tartışma götürür. Bu konuyla ilgili bir derdiniz var mı?

Benim böyle bir derdim yok. Ben biraz daha bireysel düşünürüm. Bu şekilde yansıtılamıyor gibi şeyleri ben pek fazla kafama takmam. Benim de ‘kadını’ şarkılarımda yansıtmam biraz farklıdır. Türkiye’de kadın üzerine yazılan şeyler hep kadınların sorunlarını yansıtmaya yönelik şeylerdir, rockçı arkadaşlarımız dahil. Hep bir kadını acındırma, kadının çektiği çilelerden bahsetmek değildir şarkılarım. Hep kadını ayağa kaldıracak, kadını canlandıracak, kendi ayakları üzerinde durduracak, başına gelen kötü olaylar karşısında kuvvetli durup tekrardan yoluna devam ettirebilmek üzerine şarkılardır. Aslında bu benim hayata bakış açımdır. Pek arabesk olmuyor açıkçası. Diğer kadın şarkıları yazan arkadaşlar biraz acındırıyorlar kendilerini.

Türk sinemasında 80’den 90’ın ikinci yarısına kadar feminizmin etkisi var. Fakat 2000 sonrasında bu anlamda bir geri adım atıldı.

Ama sadece bu konuda değil, 2000'li yıllardan sonra her konuda bence Türkiye geri bir adım attı. Nedense sanatta bir ilerleme sıkıntısı var. Bir düğümlenme bir tıkanma var. Bu da aldı başını gitti diyemiyoruz. Bir ara magazin çok fazla seyrediliyordu artık o da eskisi gibi değil. Bence sanatta çok fazla bir durağanlık var. Sadece bir sektör olduğu için ileri gidiyor. Bizde içinde tutku barındıran gerçek insan duygusu barındıran filmleri seçiyoruz ama maalesef böyle projelerde az. Ben kadın erkek ayırmadığım için beni dinleyenlere başlarına ne gelirse gelsin şarkı sözlerini toparlamak istiyorum kadın erkek diye ayırmıyorum kadınların sesi olmaya çalışmıyorum. Ben beni dinleyen herkesin sesiyim ve önemli olan hayat gerçekten çok feci iniş ve çıkışlarla dolu çok zor dayanıyoruz, bir arada durmaya çalışıyoruz. Önemli olan dayanıp yıkılsak bile tekrardan bir arada durabilmek. Benim bütün şarkılarımda albümlerimde bu mesaj vardır.

- Sinema, tiyatro, müzik, televizyon programı, dizi bunların hepsinde yer alıyorsunuz. Ama en çok hangisi sizi tatmin ediyor?

Sinemayı seviyorum galiba. Daha henüz sinemaları filmleri olan bir insan değilim maalesef ama sinema seyretmeyi de çok severim iyi bir izleyiciyim. Çok değişik şekillerde bakarım ama sinemaya. Kendime göre müziği de daha değişik dinliyorum. İşin üzerinde işi yapan insan olduğum için daha farklı açılardan bakıyorum. Ama sinemada oyunculuk yapmak en çok zevk aldığım şeylerden biri. Hemen önümüzdeki haftalarda başlayacağım bir proje var. Alzheimerlı bir babaanne oynayacağım tabii oynayabilirsem. Serdar Gözelekli diye bir arkadaşımın filmi. İnşallah altından kalkabilirsem makyajlarımız istediğimiz gibi olursa olacağım. Ve bir de televizyon programımız başlıyor önümüzdeki günlerde. Star TV’de Gani Müjde, Şafak Sezer, Sanem Altan ve ben 'Pişti' isimli bir programa başlıyoruz.

Senaryoda duygunun çok önemli olduğunu ve buna çok dikkat ettiğinizi söylüyorsunuz.

Evet, dikkat etmekten çok bazı senaryoları okuyorum karakteri takip ediyorum. Eğer kafamda canlandırmaya başlarsam kabul ediyorum. Aslında beni o esere çeken şey okurken oluyor.

- Serdar Bey’in ilk sinema filmi değil mi?

Evet, daha önce klip yönetmenliği yapıyordu kısa metrajı da vardır belki tam bilmiyorum. Ben birde Nezih Unan’ın filminde oynadım o da onun ilk sinema filmiydi. Hep kendisi yazıp yönetenlerdi. Volga’da kendisi yazıp yönetti ve ilk filmi. Cem de aynı şekilde ama onun ilk filmi değildi.

- Kamera arkası  için ne düşünüyorsunuz?

Kameranın önünü daha çok seviyorum. Oyunculuk yapmayı çok seviyorum. Ama bir yönetmenlik değil de yardımcı yönetmenlik deneyebilirim. Çünkü tam benim karakterime göre bir iş. Hakikaten bu filmde dediniz ya dağılmış parçaları toplayan bir karakter diye aynen öyle bir karakterim var benimde sosyal bir kabiliyetim var.

Bu tip insanları bir araya getirmek iletişim kurdurmak ortamı canlandırmak gibi. Belki yardımcı yönetmenlik denerim bir yönetmen arkadaşım teklif ederse.

- Film için söylemek istediğiniz bir şey var mı?

İzleyin, eğlenin. Hem mendillerinizi hazırlayın hem de kahkahaya hazırlanın bence. Biz 3.5 ayımızı verdik elimizden geleni yaptık. Bizden sonra yapılanlarda eminim ki çok güzel olmuştur özellikle ben müziklerini çok merak ediyorum, Saki yaptı. Merakla bekliyorum bende.

- Volga ile çalışmak nasıldı?

Volga benim tam tersim bir karakter. Çok yavaş karar veren, çok titiz, çok sessiz, ama ben feci gürültülü çok hareketli ve çok hızlı bir insanım beni çok fazla sıktığı zamanlar olmuştur. Aynı şekilde benim yüzümden kafasını toparlayamadığı zamanlar oldu. Ama güzel dengeledik birbirimizi. Tamamen zıtız ama.

Son zamanlarda minimalist filmler çok revaçta.

Özellikle yurtdışında verilen ödüllerle Türk sinemasına pompalanan bir baskı. Bu noktada bir farklılık hissediyor musunuz? Yani minimalist filmlere ya da o tarzda çalışan yönetmenlerin çalışmalarına yakınlığınız algınız nasıl?

Eskiden ben çok popüler film meraklısıydım. Hakikaten bildiğiniz tam Amerika’nın böyle gazladığı tam popüler büyük bütçe filmlerinin hayranıydım. Çünkü eğlenmek için gidiyordum sinemaya. Sonrada benim zevkim değişti ve düşük bütçeli 3 kişi arasında geçen

minimalist filmler çok ciddi etkiliyor beni. Benim tercihim de onlardan yana. Hayat o kadar karmaşık hale geldi ki aklımızı zor bir arada tutuyoruz hayat o kadar karmaşık oldu ki herkes delirmiş gibi geliyor bana. Dolayısıyla o tip naif filmleri ben çok tercih ediyorum. Ve onların içinde bulunmaya çalışıyorum.

İlk yönetmenlik denemeleri bir risk bu riski

göze alabiliyor musunuz?

Beni sette görseniz neden risk olmadığını anlarsınız çünkü ben çok iyi bir yardımcı yönetmenimdir. O halsiz cansız seti çok güzel canlandırırım herkesin yüzünü güldürürüm kimse uyuyamaz zaten herkes tetiktedir. Çok yüksek sesle konuşurum. Yardımcı yönetmenler çok rahat ederler benimle çalışırken. Hem neşeli bir ortam olur hem de çok enerjik olurum. Dolayısıyla seviyorum yönetmenlerde yakın arkadaşım çok şükür. Bu bir tercih değil ama onlar beni tanıdıkları için tercih ettiler ama onların beni tercih etmesi tesadüf olamaz. Dediğim gibi iyi bir yardımcı yönetmenim sette ne aksilik olacak diye merak etmem o aksiliği ben çözerim zaten yardımcıda olurum işin içinden çıkılamayan bir durum varsa. 
Chocolate, Chocolate, Chocolate Aaaack

Özlem Tekin


Çevrimdışı hovarda

  • Özcü
  • *****
  • İleti: 975
  • Cinsiyet: Bay
oo süper bi roportaj daha..arşive eklemek lazım
Yag yag yagmur Her yer camur!

Çevrimdışı tekinist_mhmt

  • Moderator
  • ******
  • İleti: 3333
  • Cinsiyet: Bay
işler tıkırında :D
Bugün Doğanın Dengesi Yok..

Çevrimdışı hovarda

  • Özcü
  • *****
  • İleti: 975
  • Cinsiyet: Bay
Gazetenin ekinde falan mı roportaj? büfe de tek bi star gazetesi var ve evirip cevirip tüm sayfalara baktım Ozlem yok
Yag yag yagmur Her yer camur!

Çevrimdışı Hyper Sonic

  • Gold Üye
  • *****
  • İleti: 3330
  • Cinsiyet: Bay
"Minimalist" lafını ne çok duydum bugün...
Kalbim pusula, sen kuzey!

Çevrimdışı hovarda

  • Özcü
  • *****
  • İleti: 975
  • Cinsiyet: Bay
Gazetede neden roportajı yokta nette var?
Yag yag yagmur Her yer camur!

Çevrimdışı w-lion

  • Bizden Biri
  • *****
  • İleti: 1616
  • Cinsiyet: Bayan
http://www.stargazete.com/roportaj/yazar/serdar-akbiyik/dustukten-sonra-ne-kadar-cabuk-ayaga-kalktigimiz-onemli-haber-356020.htm

- Ofsaytın ne olduğunu biliyor musunuz?

Çok iyi biliyorum. Hatta bilmeyen kadınlara sinir oluyorum.

:D ahha özz işte.. güzelmiş.

Çevrimdışı tekinist_mhmt

  • Moderator
  • ******
  • İleti: 3333
  • Cinsiyet: Bay
evet son dakika golü :D serhat roportaj yok dediği için almadım gazeteyi, sınıf arkadasım almış bana ve eki de var hehehehee :D
Bugün Doğanın Dengesi Yok..

Çevrimdışı tekinist_mhmt

  • Moderator
  • ******
  • İleti: 3333
  • Cinsiyet: Bay

Bugün Doğanın Dengesi Yok..

Çevrimdışı tekin ali

  • Genel Moderator
  • ******
  • İleti: 8358
  • Cinsiyet: Bay
  • "kArGaLaR"
    • Facebook-Özlem Tekin
Kapak güzelmiş, sağol mehmet =)

Çevrimdışı Rockgirl

  • Gold Üye
  • *****
  • İleti: 3187
  • Cinsiyet: Bayan
  • all or nothing..?!
Mehmet harikasın ya. Fotoğraflar yine çok iyi. =)
Düşlerinde bile göremez işler, düşlerin gördüğü işleri.
http://twitter.com/#!/gizeeemm

Çevrimdışı tekinist_mhmt

  • Moderator
  • ******
  • İleti: 3333
  • Cinsiyet: Bay
Mehmet harikasın ya. Fotoğraflar yine çok iyi. =)
resimlerin boyutu pek iyi değil ama olsun :D
Bugün Doğanın Dengesi Yok..

Çevrimdışı tekinist_mhmt

  • Moderator
  • ******
  • İleti: 3333
  • Cinsiyet: Bay
Bugün Doğanın Dengesi Yok..

Çevrimdışı hovarda

  • Özcü
  • *****
  • İleti: 975
  • Cinsiyet: Bay
evet son dakika golü :D serhat roportaj yok dediği için almadım gazeteyi, sınıf arkadasım almış bana ve eki de var hehehehee :D

haaa ..neyse kacırdım ve cokda uzuldum...Mehmet istiyorum gazeteyi:P
Yag yag yagmur Her yer camur!

Çevrimdışı tekinist_mhmt

  • Moderator
  • ******
  • İleti: 3333
  • Cinsiyet: Bay
haaa ..neyse kacırdım ve cokda uzuldum...Mehmet istiyorum gazeteyi:P
canın sağolsun :p
Bugün Doğanın Dengesi Yok..