Rock'ın Asi Kızı
Bu ayki konuğumuz pop-rock ve hip hop müzikte bir otorite haline gelen ve dünya trendini yakalayarak, zirveye çıkmayı başaran Özlem Tekin. Özlem Tekin, Türk rock müziğinde iddialı bir ses olarak ortaya çıktı. Kendini sürekli yenileyen, müziğini zenginleştiren Tekin, şimdi de hip hop'a gönül verdi. Yoga yaparak formunu koruyan genç sanatçı, ayrıca kickbox sporuyla kilolarını dengeliyor. Konserlerinde adeta kitleler tarafından dinlenen Tekin'le müzik, hayat ve sağlıklı yaşam üzerine konuştuk.Konservatuar eğitimi almış, tarzı ve sesi hakkında müzik eleştirmenlerinden çoğunlukla övgüler alan bir genç kadın Özlem Tekin. “Cool” olarak anılıyor. “Asi kız” tavırlarıyla dikkat çekiyor. Gerçekten de öyle. Bu röportaj için de peşinden çok koşturdu. Tabii ki , ben söyleşiyi yetiştirmek için çok ısrar ettim. Zaman zaman ısrarlarıma çok sinirlendi, sonra yumuşadı. İlk olarak pop-rock tarzıyla adını duyuran Özlem Tekin, şimdi de hip hop ve techno okuyor. “Gittikçe daha da büyüyorum ve müzik kalitemi geliştiriyorum” yorumunu yapan sanatçı, giyim kuşamda da farkını hep hissettirdi. Saçlarını bazen sarıya bazen kızıla boyadı. Bununla da yetinmedi, yüzü yarı boyanmış çıktı objektiflerin karşısına. İlk albümü müzik marketlerde yerini aldığında "Ben Türk pop müziğine yeni kulvar açacağım" demişti. Dediğini de yaptı. Sonra oyunculuğa da merhaba dedi. "Karaoğlan" dizisindeki rolüyle dikkatleri üzerine çekti. Saymakla bitmeyecek kadar çok özelliği var. “Daha fazla Özlem Tekin” diye düşünenler için bu söyleşi biçilmiş kaftan...-13 yaşında bir çocukken, neleri dinler, nasıl giyinirdiniz?Bütün ergenlik döneminde heavy metal’ciydim. Dolayısıyla baştan aşağı simsiyah kıyafetler, kurukafalı, zebanili, çivili takılar, asık bir surat ve tamamen müziğe odaklı bir bakış açısı, 13 yaş civarımı anlatmaya yeter...
-Hayranlarınız sokakta sizi görünce ne yapıyorlar? İlk tepki ne oluyor? Hayret mi, gülümseme mi?Yolda yürürken karşılaştığım hemen herkesin dudaklarından ismimi okuyorum. Daha sonra birbirlerine gösteriyorlar ve göz göze gelirsek gülüşüyoruz. Cesaret toplayanı gelip tanışıyor ya da imza istiyor, toplayamayan uzaktan bakıyor.
-Sahnede kaç yıl geçti? Sahne ışıkları nasıl bir duygu yaratıyor sizde?Bu sene 15 yıl bitti. Artık sahnede olma durumum günlük hayatımdan çok farklı bir etkiye sahip değil. Sahne ışıkları ve kendimden çok, seyircinin eğlendiği bir ortam yaratmak, istediğimiz gibi olup olmadığı beni daha çok ilgilendiriyor. Yine de büyük, hem de çok büyük bir zevk, hem de sonsuz bir özgürlük hissi.
-İlk albümünüz çıkarken sadece fizik üstüne kurulu bir şöhret teklif etselerdi ne yapardınız?Benim gibi konservatuar mezunu, kendi bestesini, sözünü yazan ve sahne hakimiyeti yüksek, ayrıca da kimseye benzemeyen birine bu teklif ancak bir geri zekalıdan gelirdi. Büyük bir aptallık olurdu. Zaten olmadı. Ayrıca ben bir eylemde bulunacağım zaman teklif beklemeden o ortamı kendimi yaratırım.
-Yaşlılığı düşününce kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Bu Rock'çılar hiç yaşlanmıyor, nedir bu müziğin sırrı?Yaşlılığı hiç düşünmüyorum. Daha doğrusu yaşımı hiç düşünmüyorum. Böylece de yaşlanmıyorum.
-Oyunculuk mu, müzik mi? Hangisi adrenalininizi daha çok yükseltiyor?Tabii ki sahnede şarkı söylemek her şeyden öte. Oyunculuğun Türk halkı gözünde daha üstün bir yeri olduğunu da oyunculuk yaptıktan sonra gördüm. Kıymetim arttı.
-İnsan bir başkası için en fazla hangi fedakarlığı yapar. Sadece kendi için yaşamaya dayalı bir felsefeyi benimsiyor musunuz?Sevdiklerim için oldukça yüksek bir dereceye kadar fedakarlık yaparım. Ayrıca çevremdekileri korur onlara güven ve rahatlık sağlarım. Özümde var bu. Ama yaşam tarzım kendi canımın, ruhumun istediği yöne doğru gitmek, yani kendimi hoş tutmak üstüne kuruludur.
-Aşk için neleri yaparsınız?Her şeyi... İnsan aşık olunca mantık diye bir şey kalmıyor ki! Deli gibi bir şey oluyorsunuz. Bu iyi bir şey mi? Peki. Bence şahane bir duygu. Ayrıca insan daha sonraları çok gülüyor. Nefis anıları oluyor.
-En çılgın düşleriniz neler? Farklı bir doğum günü ya da farklı bir sevgililer günü gibi... Nedir en uç hayaliniz?Benim ödül törenleri ile ilgili çok çılgın düşüncelerim var ama sizlerle paylaşamam, pardon.
-Dünya çapında bir starın en önemli özelliği ne olmalı sizce?Yaptığı müzik ne tür olursa olsun, cinsiyet farkı gözetmeden herkes birini beğeniyor ve sebebini söylemiyorsa işte o kişide o “büyü” vardır. Karizma ve daha ötesi. O kişiye verilmiş bir “gift” bu bence.
-Son albümünüzle ilk albümünüz arasında en keskin ayrım nedir? Promosyonun eksik olduğu noktasından hareketle "daha az sattı" diye düşündüğünüz oldu mu hiç?Benim bütün albümlerim çok keskin çizgilerle birbirlerinden ayrılır. Ben değiştikçe onlar da değişir. Çünkü ben beni anlatıyorum. Satışı ile de hiçbir derdim yok. Benim için albüm stüdyoda biter. Gerisi yalan!
-"Okşarım, yatarım" ya da "okşa okşa" şarkı sözlerini eleştirenler var, siz ne düşünüyorsunuz? Çünkü Rock’da da dönem dönem bazı kesimlerce şarkı sözleri eleştirilir biliyorsunuz. Peki, bu çerçevede rock şarkı sözlerine de yönelik eleştiriler geldiğinde nasıl karşılıyorsunuz?Ben o şarkıyı çok beğeniyorum. Her fırsatta söylüyorum. Nesini eleştiriyorlar anlayamadım.
-Estetik yaptırdınız mı?Hayır ama dövme ve piercing yaptıran biri olarak karşı değilim.
-Karaoğlan dizisi nasıl gidiyor? Dizideki rolle müzik tarzınız çakışmıyor mu?Diziye hava şartları dolayısıyla ara verildi. Baharda yeniden başlayacak. Adı üstünde ”rol” bu. Neyle niye çakışabilir ki.
-Amerika geçmişiniz sanatınızda nasıl etkili oldu?Hiç Türk Sanat Müziği, türkü bilmediğim için senteze pek giremiyorum. Ve hep müziği evrensel boyutta düşünüyorum.
-Günlük yaşantınızda da sahnede olduğu gibi asi misiniz?Hayır genelde neşeli ve uyumlu bir tipimdir. Yakınlarımla kavga etmem. Ama tanımadığım insanlarla ciddi kavgalar ettiğim de olur.
-Rock ve heavy metalcilerin yaşam felsefesinde hep siyah renk ve isyankarlık mı hakim? Rock tek cümleyle nasıl bir müzik size göre?Rock öldü! Yaşasın hip hop.
-Müslüm Gürses’in “Paramparça” şarkısını nasıl buldunuz? Orhan Gencebay’la rock-arabesk düet yapmak ister misiniz? Teoman’ın söylediği halinden daha güzel olmuş bence. Düet değil ama “Yazmamışlar” adlı eserimi Ebru Gündeş’in okumasını isterim.
-Sağlıklı yaşam konusundaki düşüncelerinizi de merak ediyorum. Bu çerçevede sürekli uyguladığınız bir yaşam felsefeniz var mı?Spor yapıyorum, kickbox çalışıyorum. Yoga ile ilgileniyorum.
-İncecik bedeninizin sırrı ne? Gıdaların kalorisine mi dikkat ediyorsunuz?Ama hep incecik değilim. Bazen şişmanlıyorum, kimi zaman da zayıflıyorum.
-Sağlıklı beslenme tarzınız nasıl? Dengeli beslenmeye dikkat ediyor musunuz? Daha sağlıklı olmak için uyguladığınız özel yöntemler var mı?Yediklerime dikkat ediyorum. Daha sağlıklı olmak için sporla ilgileniyorum. Ama her şeyden önce ruh sağlığı önemli.
-Internet kullanıyor musunuz? Eti’nin www.formdakal.com sitesini ziyaret ettiniz mi?Hayır ziyaret etmedim, yeni duyuyorum.
-Son olarak, en sevdiğiniz şarkı sözüyle (ya da sözleriyle) bir “hoşça kal” der misiniz?Bundan böyle hep yek. Hep tek başıma, dere tepe dümdüz kendi yoluma, hadi bana eyvallah.
-Yanıtlarınız için çok çok teşekkür ederim.
Ayla Önder