
H.G:
Bu meslekte başarılı olmak zor mu? Sen bunu nasıl başardın?
Ö:T:
Seçtiğim müzik, ülkemizde çok çabuk kabul edilen ve kolay anlaşılan bir tür olmadığından, ayrıca karakter ve dış görünüş açısından da biraz aykırı olduğumdan ekstra zor. Ama ben küçüklüğümden beri bu konuda çok planlı davrandım. Önce gerekli bütün eğitimleri alıp, sahnede gerekli olacak tecrübeleri kazanmak için kendimi yetiştirdim. Kim ne derse desin olaylar nasıl gelişirse gelişsin, yılmayıp hep istediğim şeyi yapmakta direndim: Sonuç: Başarı!
H.G:
Evcil hayvan besliyor musun?
Ö.T:
Beslemiyorum maalesef
En sevdiğin tatil alternatifini anlatır mısın?
Ö.T:
Kesinlikle yurt dışında herhangi bir festival(bale-opera değil). Elektronik müzik ya da rock’n roll festivali olabilir.
H.G:
Modayı takip ediyor musun? Bugüne kadar denediğin ve takip ettiğin en çılgın tarzı anlatır mısın?
Ö.T:
Bir moda takip ediyorum, ama bilinen bir moda değil “undergroudn” diyebiliriz. Siyah mahmuzlu kovboy çizmesi, paramparça bir 501, diz üsüt bağlanmış bir bandana, parlak gömlek, deri yelek, rider mont ve saçlar yandan ayrık, benim en çılgın tarzımdı..
H.G:
Evde yaklaşık kaç tane müzik albümün var?
Ö.T:
Hiç oturup saymadım valla, çoğu yabancı albüm ama.
H.G:
Şansa ve şans objelerine inanır mısın? Sana neyin şans getirdiğini düşünüyorsun?
Ö.T:
Yok öyle şansa inanmıyorum
H.G:
Neden bu tarzda müzik yapmayı tercih ettin?
Ö.T:
Bence insanlar müzik tarzı seçmezler, kendi tarzlarında müzik yaparlar
eski bir röportaj ::bye