Türk rock müziğinin renkli ismi Özlem Tekin anlattı.
Gazeteci yazar Nuriye Akman, “Akılda Kalan” programının dün akşam yayınlanan sezon finalinde Türk rock müziğinin renkli ismi Özlem Tekin’i ağırladı. Sadece müzisyenliği ile değil, oyunculuğuyla ve televizyon sunuculuğuyla da gündeme gelen Tekin, yeni programı “Pişti”yi ve yaşamını Nuriye Akman’a anlattı.
“Pişti” programı hakkında ilk defa konuşan Tekin, Akman’ın “Sizin enerjiniz çok yüksek. Ama bana bir doku uyuşmazlığı varmış gibi yansıdı. Hepiniz tek tek çok iyisiniz. Ama sanki sizin enerjiniz iki çıt daha yüksek. Keşke tek başına yapsaydı diye kalbimden geçirdim” demesi üzerine şunları söyledi: “Ama programın formatı o zaten... Bir konunun tartışılması ve farklı karakterlerdeki, farklı mesleklerdeki insanların o konuya yorum getirmesi… Ben de enerjisi yüksek olanım…” Akman’ın “Eğleniyor musunuz orada?” sorusunu ise Tekin, “Tabii. Çok güzel geçiyor. Programın oturacağını düşünüyorum. Henüz biz de tam ısınamadık. Sürekli bir arada olan arkadaşlar değiliz. Sanem Altan ile yeni tanıştım mesela. Oturacaktır diye düşünüyorum” şeklinde yanıtladı.
“Sanem Altan, her şeyi merak ediyor… Soru sormak benimse zoruma gidiyor”
Tekin, “Pişti” programının ekibinde yer alan Sanem Altan ile ilgili değerlendirmelerde de bulundu. Tekin, Akman’ın "O doğal olarak bir gazeteci gibi düşünüyor. Anlıyorum onun sorularını, yaklaşımını... Sana nasıl geliyor o yaklaşım?” sorusu üzerine “Tabii ağır geliyor. Ama programda öyle bir köşe lazım… Onun kanında var gerçekten. O kadar meraklı ki gerçekten her şeyi öğrenmek istiyor.” diyen Tekin sözlerine şöyle devam etti: “Ben ise hiç kimseye bir soru sormuyorum. Birine soru sormak benim zoruma gider. Arkadaşlarıma bile onu ne yaptın, onu ne ettin diye sormaya çekinirim. Ama Sanem, gazeteci gözüyle bakınca her şeyi merak ediyor.” Programını çok sevdiğini ve devam etmesini istediğini sözlerine ekleyen Tekin, yeni yayın döneminde bir müzik belgeseli ile izleyici karşısına çıkacağının da müjdesini verdi.
“Kendi konserlerimdeki kalabalıklara evet, başkalarınınkine hayır”
Nuriye Akman’ın “Kendi camianızda kendinizi yalnız hissettiğiniz olur mu? Yalnızlık sizin için korkulası bir şey midir, yoksa talep edilesi bir şey midir?” sorusu üzerine Tekin, üretken olmak için yalnızlığı tercih ettiğini söyledi ve “Yalnız kalmayı çok severim. Hiç sıkılmam. Çok güzel oyalarım kendimi. Çoğu zaman yalnızlığı tercih ederim” dedi.
“Herkes eğlensin ve neşelensin diye etrafıma çok çaba harcıyorum” diyen Tekin, çalışma ortamlarında bu yönünün iyi olduğunu ama kendisini yorduğu için üretkenlikten uzaklaştırdığını söyledi. Konserlere gitmeyi sevmediğini çünkü kalabalıklardan hoşlanmadığını açıklayan Tekin, bunun tam aksine, kendi konserlerine gelen kalabalık kitleyi de çok sevdiğini belirtti.
“En büyük ihanet insanın kendisine…”
Özlem Tekin, programda ihanet üzerine de konuştu. “En önemli ihanet, insanın kendine yapacağı ihanet. Geri kalanların hepsi tamir olabilir” diyen Tekin, sözlerine şöyle devam etti: “İhanete uğrarsınız, üzülürsünüz, geçer. Başka birine ihanet etmek değil ama onu üzmek zorunda kalabilirsiniz. Bunlar da çok kötü bir insan olduğunuzu göstermez. Durum öyle gerektirmiştir. En büyük ihanet insanın kendisine…”
“Sahne ve canlı yayın beni çok ürkütüyor”
Müzik, televizyon, tiyatro, sinema gibi birçok alanda üretkenliğini sergileyen Tekin, Akman’ın “Tiyatro ve sinemada oyunculuğunuzu gösterdiniz. Hangisinde daha iyi olduğunuzu düşünüyorsunuz?” sorusunu programda şöyle yanıtladı: “Benim bir heyecan sorunum var. Dolayısıyla sahne ve canlı yayın beni çok ürkütüyor, daha doğrusu yıpratıyor. Konserde de çok heyecanlanırım. Ama sinema çekimlerinde öyle olmuyor. Sinemada uzun, yaygın bir heyecan oluyor. O daha tatlı bir heyecan. Sindire sindire çekimler yapılıyor. Dizideki gibi hızlı da değil. Sinema filmini tercih ederim tabii”
Tekin, programda yeni sinema projesi hakkında da konuştu. Serdar Gözenekli’nin ilk filminde alzheimer hastası olan yaşlı bir kadını canlandıracağını açıklayan Tekin, “Proje çok hoşuma gitti. Aslında bana önerilen rol teyze rolüydü. Teklifi ben götürdüm. Eğer kabul ederseniz buradaki babaanneyi oynamak istiyorum deyince yönetmeni de yapımcısı da çok sevindi” dedi. Tekin, sözlerine şöyle devam etti: “İnşallah rolün altından kalkabileceğim. Makyaja çok fazla yüklenmeyeceğiz, rolü oyunla vermeye çalışacağız”
Özlem Tekin 40 yaş olgunluğu mu yaşıyor?
Programda hayatla ilgili en büyük keşfinin “35 yaşımdan sonra bir şeyi oldurmaya çalışmamak” olduğunu belirten Tekin, “Gençken insan çok hırslanıyor. Bir şey olsun, kendi istediği vakitte olsun diye çok üzerine gidiyor. Hâlbuki her şeyin olması gerektiği zamanda olduğunu keşfettim. Biraz geç oldu” dedi.
Uzun bir zamandır Bodrum’da yaşayan Tekin, şarkılarının artık daha pozitif olduğunu düşündüğünü belirterek “Bodrum’da göremediğim bir güzellik var. O temiz hava ve estetik gerçekten beni etkiliyordur. Hatta şarkılarımın bu nedenle daha pozitif olduğuna eminim” dedi.
Tekin, Akman’ın “Artık daha mı ayıplara, kurallara dikkat eden bir Özlem Tekin var?” sorusunu ise “Yok, edemiyorum. Mizacım öyle değil. Orada öyle davranılır, burada böyle yapılırı hala yapamıyorum. Daha doğrusu öyle bir kısıtlama kendime koymuyorum. Bazen çok tepki de alıyorum. Ama bence içimden nasıl geliyorsa öyle davranmak hala en iyisi” şeklinde yanıtladı. Tekin, Akılda Kalan’da son albümünden üç parça seslendirdi.
http://www.gercekgundem.com/?p=381617