Gönderen Konu: 1996 Pazartesi Dergisi  (Okunma sayısı 2381 defa)

1996 Pazartesi Dergisi
« : 28 Haziran 2005 - 18:49:38 »

Çevrimdışı wernoa

  • Yepyeni Üye
  • *
  • İleti: 0
  • psychopath
    • http://www.ozlemtekin.biz
"HAYATIMIZIN MERKEZİ AŞK OLMASIN"
özlem'i tanıdığımda ankaralı, rock söyleyen punkçu bir kızdı. sonrasında rock dinleyen, seven, bu camiaya yabancı olmayan diğer kadın   arkadaşlarımla özlem'i, şebnem'i ve diğer kızları volvox grubu olarak çok kez dinledik, varlıkları ile çok gururlandık. onları gittiğimiz yerlerde görmekten, dinlemekten haz aldık. önceleri de, farkedilen ilk şey, kendisinin tabiri ile yapamayacağı şeyin olmaması, sınırlama, sınır sevmiyor... kadınlar için böyle bir bünyeye sahip olmak ve hayatımızı bu sınırsızlıklar üzerinde şekillendirmek sadece güvenle olacak gibi değil, kendine benzeyenlerle dayanışma gerektiriyor. her türlü direnç, gençlikte kalan bir şey olmasın. özlem'le konuşurken, bunu çok hissettim.
[/size]

-seninle daha önce volvox'un bir üyesi olarak konuşmuştum, hem onun için hem de seni volvox kız grubuna çok yakıştırdığım için volvox'la maceranız nasıl bitti, neler düşünerek tek başına çalışmaya başladın diye başlamak istiyorum.
Tek başına çalışmak benim çok önceden planladığım bir şeydi, böyle bir albüm yapmak için çok küçük yaşlardan beri sürekli nasıl bir çalışma yapmam gerektiğini düşündüm. Önce eğitim almam gerekti; Konservatuar, şan filan sonra da bu eğitimin bendeki arzu ve yeteneklerle nasıl birleşeceğini görmek. Ve performansımı artırmak için uzun süre canlı müzik yapıyordum, bunun son iki senesini Volvox'la geçirdim. Volvox benden önce kurulmuş bir gruptu. Volvox süreci  benim için ve sanıyorum ki hepimiz için çok öğretici ve müthiş eğlendiriciydi. Bu süreç hepimizi bence ayrı ayrı güçlendirdi, kuvvetlendirdi ki bu çok önemli bence, güven kazanmak, yaptığımız herhangi bir eylemin sesini duymak, Volvox olarak çalıştığımız döneme aittir, ben bu süreyi çok önemsiyoru. Ama hepimizin tek tek yapmak istediği şeyler vardı, Şebnem de şu günlerde bir albüm için çalışıyor mesela, bu arzuyla da Volvox grubu dağıldı.

-benim için ve tanıdığım başka kadınlar için volvox kız grubu, genellikle erkeklerin kapladığı rock camiasında iyi bir yeri temsil ediyordu, biraz da onun için soracağım, iyi hatıralar ve tecrübelerin dışında geride kalanlar var mı, kızlarla bir şey yapmak fikri geride kalan bir şey mi mesela? bunu kadınların birlikte yaptıkları   başka işler açısından da önemsiyorum. kadınlarla birlikte bir şeyler yapma arzunu kaybettin mi?
Volvox hakikaten çok zoru başarmış bir gruptur. Rock yapmak gerçekten zor bu ülkede, çünkü içinde yaşadığımız kültürle çok tezat. Önce ruhumuzda yaşatmak, sonra bunu müzikle dışarıya aksettirmek zaten zor, bir de buna kadınların bu ülkede herhangi bir mesleği yapmaya ya da heveslenmeye kalkıştıklarında bile çıkabilen zorlukları eklersek bu zorluğu daha iyi görebiliriz. Onun için de Volvox'u gururla anlatabilirim. Volvox olarak yapacaklarımızı yapmıştık, daha ötesi yoktu Türkiye şartlarında. Bir de, tek tek yapmak istediğimiz sıçramaları yapmalıydık ve belki, sonra, tekrar daha farklı şeyleri yapmak için istersek bir araya gelebiliriz. Soruna geliyorum, kadınlarla birşeyler yapma arzumu kaybetmedim.

-şarkı sözleri üzerine bir şeyler söyler misin? özellikle de sözleri senin olanlar üzerine.
Albüme adını veren parça "Kime Ne". Bu ülkede beni özellikle rahatsız eden bir şey var. Herkes genellikle başkalarının yaptığı ile çok ilgilidir, ne giymiş, ne söylemiş, ne takmış ne takıştırmış, sorulur soruşturulur, buna çok kızıyorum, biraz da böyle yetişmememin bir sonucu. Ben kimseye genellikle hesap vermedim yaptıklarımla ilgili, yaptığım şeyler kendi sorumluluğumda olan şeylerdi, kimseyi de çok fazla merak etmedim. "Kime Ne" de biraz kendimiz olalım demek istiyorum aslında. Bu kadınlar için de erkekler için de böyle bence.

-erkeklerin mevcut kodlardan kopuşları daha zor değil mi? son zamanlarda revaçta olan özgür kadın, özgür kadın seven erkek. genellikle erkekler mevcut durumlarını devam ettiriyorlar. kadınlardan değişmelerini bekliyorlar.
Doğru galiba, çünkü onlar rollerine çok sadıklar. Ben de genellikle, canımızı sıkan bazen kendimize bile söyleyemediğimiz konularda şarkılar yaptım. İnsanlar benim şarkılarımı dinlereken sevmedikleri şeyleri duyacaklar benim ağzımdan. Bu da dikkat çekmenin bir yolu. Mesela  "Duvaksız Gelin" de, rızasız herhangi bir şeye hayır de diyorum. İnsanın kendi ailesini kurma ya da kurmama hakkı en doğal hakkı demek istiyorum. İçine doğduğunuz aileyi şeçme şansınız yok ama bir diğeri de elinizden alınıyor, bu korkunç bir şey. Benim başımdan geçmedi ama, çevremde gördüğüm, duyduğum, gazetede okuduğum yada çaycı amcanın hayatında gördüğüm bir şey bu. Beni rahatsız ediyor o zaman bir şarkı yapmalıyım, "Sebepsiz Savaş" keza, bu şarkıda savaştan çok bu yüzden göç eden, topraklarını terk etmek zorunda kalan, aileleri dağılan kaybolan insanları anlatıyor.

-özlem'ciğim, sen genellikle gece yaşıyorsun bu normal düzen diye bildiğimiz düzenden başka bir düzen. gece yaşamakla ilgili de bir şeyler söyler misin? böyle bir şarkıda yaptın değil mi?
Evet ben gece yaşamanın tadını çok iyi biliyorum, gece yaşıyorum deyince genellikle sabahlara kadar içilir, eğlenilir anlaşılıyor, öyle değil aslında, ben evde de olsam, dışarda da olsam gece yaşıyorum, herhalde yarasalık var bende de. Gece olunca müthiş bir keşif başlıyor. Gece yaşayan, çalışan insanlar var, bu şarkıda da bunun hikayesi var. Bilmeyenler için bu insanlardan haberdar olacakları bir şarkı bu. Bunun dışında mesela "Niye Bana Bu Ceza" da, şimdiye kadar bilinen aşk şarkılarını tiye aldım. Yandım, bittim, öldüm yok artık. Böyle bir aşk, kalmadı, kalmasın, hayatımızın merkezi aşk değil, olmasın, aşık olunduğu zaman mahvolmaya gerek yok. "Aşk Herşeyi Affeder mi" müthiş yankı uyandırdı. Şimdiye kadar ulaşamadığım insanlardan o kadar çok tepkiler alıyor ki. Kütahya'dan, Van'dan arıyanlar var. Bu şarkıda esas olan insanın kendisine sorduğu soru. Aşk herşeyi affedermi diye kendimize soruyoruz. Bu benim çevremde yaşanılan aşklara benziyor, Ferhat'la Şirin'in aşkı kalmadı, insanlar aşk yüzünden bağlanmaktan korkuyor, bağlanmak bir sürü şeyden vazgeçmeniz demek oluyor, bu korkunç bir şey, Aşk, bağlanmadan da, sürüklenmeden de yaşanılabilir demek istiyorum. İnsanların içinde bence dışarıya çıkarmada cesaretsiz oldukları şeyler var, aldatmak çok kötü bir şey olmayabiliyor her zaman, belki de ilişkiyi geliştirici bir şey olarak da düşünebiliriz, yeni kapılar, yeni olaylar önümüzü açabilir, bazen de yanımızdaki insanın kıymetini anlayabiliriz, bütün bunlar da dünyanın sonu değilmiş gibi geliyor bana. Seni aldattım, çünkü sana bağlanmaktan korktum diyen birisi de affedilirmiş gibi geliyor bana.

-başına böyle bir şey geldi mi?
Gelmedi ama, bu önemli, birisi kalkıp seni aldattım deme cesaretini açıklığını gösteriyorsa, bu aldatmış olmaktan çok daha önemli, doğruluk çok daha az bulunur bir şeymiş gibi geliyor bana.

-burda da şöyle bir şey var ama değil mi? erkeklere aldatmak, kadınlara da affetmek düşüyor genellikle.
Farkındayım, onun için de bağıra bağıra dün gece seni aldattım, çünkü sana bağlanmaktan korktum, diyorum.

-başarılı olmak, başarmak, senin için ne ifade ediyor? erkeklerde tezahür edişi güç göstermek şeklinde oluyor. senin için ne demek başarmak?
Erkekler için, güç gösterisi başkalarına karşı olabilir. Benimse kendimle derdim var. Ben kapasitemi, sınırlarımı çok iyi biliyorum, neyi yapacağımı, yapamayacağımı biliyorum. Onun için de çok bekledim albüm yapmak için, işte oldu, şimdi hazırım dediğim zaman çıktım ortaya. Başardığımı hissetmeyi önce kendi içimde yaşamam demek bu. Bir de önemli bir şey daha var galiba, erkeklerde olmayan bir şey, o da içgüdü, kalbinin söyledikleri, bu ses bana çok şey öğretti.

-seninle ilgili bir yazıda çeşitli övgülerden sonra, klipte farkedilmiyor ama güzel de bir kadın diye yazıldı.
Buna özellikle dikkat ettim, şu an bile daha bakımlıyım farkedersen, ama klipte istediğim ve bence de başardığım şey de o kadının ruhunu vermekti. Şarkı söylüyormuş gibi yapmadım damarlarım çıka çıka o şarkıyı söyledim ben. Göz süzeyim, yan bakayımdan daha çok, o duyguyu vermek istedim.

-göz yaşı var şarkıyı söylerken, gerçekten ağladın mı?
Evet ağladım, ne zaman söylesem çok etkiliyor beni, ağlanabiliniyor işte. Çünkü orada hata yaptığına inanan bir kadın var, belki de hatırlamak bile istemiyor dün geceyi, her şey karışmış kafasında, şimdi bu durumu makyajım yerinde, saç baş yapılı ifade edemem ben. Bir de klip çıkınca, "üf karıya bak," denmesinden daha çok, sıkı bir parça denmesini istedim.


vildan erozan
bir kadeh şarap, bir nefes duman, bir sıcak gülüş bana yeter..

Özlem Tekin

1996 Pazartesi Dergisi
« : 28 Haziran 2005 - 18:49:38 »

Ynt: 1996 Pazartesi Dergisi
« Yanıtla #1 : 10 Aralık 2006 - 04:40:49 »

Çevrimdışı Q_ZEN

  • Emekli Mod
  • ******
  • İleti: 3070
  • Cinsiyet: Bay
galıba gunumuzde ele gecırılebılen özlem'le ilgili ilk roportaj olsa gerek bu.. :ı-ı: :D tarıhe baksanıza...
hey gidi günler… göz yaşım sel

Ynt: 1996 Pazartesi Dergisi
« Yanıtla #2 : 01 Şubat 2007 - 09:57:20 »

Çevrimdışı kanatsız melek

  • Gold Üye
  • *****
  • İleti: 2900
oovvv...1996..
nerden buluyosunuz bunları..tebrikler.. :)
Tesadüflerle başlar her şey.

Ynt: 1996 Pazartesi Dergisi
« Yanıtla #3 : 01 Şubat 2007 - 12:57:24 »

furkiii

  • Ziyaretçi
özellikle son soruya verdiği cevap özlemi yanlış anlayan kimi çevrelere çok güzel gitmiş..genel olarak da çok güzel bi röportaj..çok beğendim..=)

Ynt: 1996 Pazartesi Dergisi
« Yanıtla #4 : 01 Mart 2007 - 14:40:39 »

Çevrimdışı özlemfanfurkan

  • Üye
  • **
  • İleti: 37
  • ÖZümsü!
cok güzel bir röp=)

eskileri okumak ayrı bir keyif=)

Ynt: 1996 Pazartesi Dergisi
« Yanıtla #5 : 01 Mart 2007 - 23:14:49 »

Çevrimdışı Franz

  • Aktif Üye
  • ****
  • İleti: 490
  • Cinsiyet: Bay
roportajı yapanı kutluyorum.sıradan olmayan sorular sormus.cok ıyı hzırlanmıs.

Ynt: 1996 Pazartesi Dergisi
« Yanıtla #6 : 01 Mart 2007 - 23:26:35 »

Çevrimdışı nihaL

  • Deneyimli Üye
  • ***
  • İleti: 144
  • Hiç gelme gideceksen...
roportajı yapanı kutluyorum.sıradan olmayan sorular sormus.cok ıyı hzırlanmıs.

haklısın...  :D

Alıntı
-göz yaşı var şarkıyı söylerken, gerçekten ağladın mı?
Evet ağladım, ne zaman söylesem çok etkiliyor beni, ağlanabiliniyor işte. Çünkü orada hata yaptığına inanan bir kadın var, belki de hatırlamak bile istemiyor dün geceyi, her şey karışmış kafasında, şimdi bu durumu makyajım yerinde, saç baş yapılı ifade edemem ben. Bir de klip çıkınca, "üf karıya bak," denmesinden daha çok, sıkı bir parça denmesini istedim.

özellikle röp. bu kısmı ilgimi çekti işte yaptığı işe aşık bir kadın daha ne diyim hariksın...

Ynt: 1996 Pazartesi Dergisi
« Yanıtla #7 : 23 Eylül 2008 - 21:52:11 »

Çevrimdışı aslınur

  • Üye
  • **
  • İleti: 95
  • Cinsiyet: Bayan
  • Yapma be Azrail, Mario'nun bile 3 canı var ...(=
bu röportaj ben 1yaşındayken yapılmış yha:D
!...İNeCeK vaR durDuruN düNYaYı...!

Ynt: 1996 Pazartesi Dergisi
« Yanıtla #8 : 23 Eylül 2008 - 22:57:16 »

Çevrimdışı drown

  • Cool
  • *****
  • İleti: 3851
  • Cinsiyet: Bay
Bu röportajı atlamışım sıradanlıktan oldukça uzak çok iyi bi röportaj...Bu kısmını çok sevdim ayrıca..   

Bunun dışında mesela "Niye Bana Bu Ceza" da, şimdiye kadar bilinen aşk şarkılarını tiye aldım. Yandım, bittim, öldüm yok artık. Böyle bir aşk, kalmadı, kalmasın, hayatımızın merkezi aşk değil, olmasın, aşık olunduğu zaman mahvolmaya gerek yok.
I like to remember things my own way. How I remembered them. Not necessarily the way they happened.

Ynt: 1996 Pazartesi Dergisi
« Yanıtla #9 : 23 Eylül 2008 - 23:37:36 »

Çevrimdışı tekin ali

  • Genel Moderator
  • ******
  • İleti: 8358
  • Cinsiyet: Bay
  • "kArGaLaR"
    • Facebook-Özlem Tekin
Hayret yaw bu röportaj 2005 ten beri burdaymış ve ben hiç okumamışım  hı: Neyse güzel röportajmış.En azından sıradan değil başka konularada değinilmiş...

Ynt: 1996 Pazartesi Dergisi
« Yanıtla #10 : 27 Şubat 2009 - 12:06:52 »

Çevrimdışı hebelehobolo

  • Deneyimli Üye
  • ***
  • İleti: 185
  • Cinsiyet: Bayan
  • Öslem bir çiçek .....
    • www.
en eski roportaji herhalde herkesler okusunnn
Biz garbinkini hürmetle dinlediğimiz gibi, bizim musikimiz de bütün dünyada hürmetle dinlenecek bir halde olmalıdır.<br />Bir milletin yenileşmesinde ölçü, musikide değişikliği alabilmesi, kavrayabilmesidir.<br />Milletin, ince duygularını, düşüncelerini anlatan, yüksek deyişleri, söyleyişleri toplamak, onları bir an önce, genel son musiki kurallarına göre işlemek gerekir. Mustafa Kemal Ataturk

Ynt: 1996 Pazartesi Dergisi
« Yanıtla #11 : 27 Şubat 2009 - 21:14:31 »

Çevrimdışı Rockgirl

  • Gold Üye
  • *****
  • İleti: 3187
  • Cinsiyet: Bayan
  • all or nothing..?!
ben 6 yasındayken öz röportaj yapıyomusss .. vayy bee ... hey gidi günler :D :D
Düşlerinde bile göremez işler, düşlerin gördüğü işleri.
http://twitter.com/#!/gizeeemm

Ynt: 1996 Pazartesi Dergisi
« Yanıtla #12 : 27 Şubat 2009 - 22:04:07 »

Çevrimdışı Ben_BöyLeyim

  • Üye
  • **
  • İleti: 34
  • Cinsiyet: Bayan
  • renKLi hayaT bana hayaLimi SaT... !...(:
AŞk HErşeyi Affeder mi? şarkısı bny de ağlatır gibi olur...xD...ama bnde ağlayamama sorunu var o ayrı konu tabi...xD
Bir elveda cümlesinin kıyısından aşağı bıraktı adam kendini
ve bu yüzden hiçbir vedaya el süremedi..
kadın gitti
adam öldü
gökten üç nokta düştü
yakışmadı hiçbir aşkın sonuna ( ... )