Şebnem'le Ajdar'ı karşılaştırmak...
Ajdar nasıl popüler? Şarkıları dillerden düşmediği için mi? Yoksa medyadan düşmediği için mi ? İkincisi sanırım..
Şebnem nasıl popüler? Ben henüz kendisine magazin programlarında rastlayamadım. Ya da evlendi-boşandı-aldatıldı-aldattı.. zımbırtıları altında duyamadım hiç... Sadece yaptığı iş gündemde. Haberlerde görüyorsanız başlık şudur : "Şebnem .... konserinde halka birlikteydi" "Şebnem Ferah .... stüdyo albümünü çıkardı".. vb.
Arabesk olayına gelince.. Aynı olay hep (: Artık arabesk ne demek bilmeniz gerektiğini düşünüyorum. Arabik esintiler(oryantal mi dersiniz ne dersiniz artık) taşıyan parçalar anlamına gelir. Hüzün, ayrılık, acı vardır hep doğru. Şöyledir ki bu konuları ele alan her şarkıya arabesk denemez. O zaman müzik piyasası ikiye ayrılır. Acıyı işleyenlere arabesk der geçeriz. Kolayı seçeriz. Evanescence (sevmem) arabesk yapıyor o zaman. Ya da ne bileyim Funda Arar da has rock yapıyor?!
Arabesk-rock parçadan bahsediyorsanız buyrun : Erkin Koray - Şaşkın, Erkin Koray - Fesuphanallah.
%100 arabesk-rock şarkılardır.
Yazıkki Özlem'le Şebnem'in düşmediği medyatik oyunlara hayranları düşebiliyor.. Duyduk ya ordan biri şöyle dedi. Hemen diğer tarafa taş atmak lazım. Nedendir ki ? Kime neyi ispatlıyoruz ya da ispatlama gereği duyuyoruz ? Argo_'nun söylediği gibi her alanda böyle. Yurdum insanı müzik gibi evrensel birşeyi fb-gs olayına çevirmeyi başarabiliyor.
Beni seçkin hissettiren olaysa objektifliğimi koruyabilip diğer müzisyenlerin "başarı"larına saygı duyabilmemdir.
Söz konusu iki kişinin nasıl popüler olduklarına hiç değinmedim. Sadece popüler olmanın başarıyla eşit olmadığını belirttim. Şebnem'in şarkılarının ağızlardan düşmemesi illa ki başarılı olduğunu DEĞİL, popüler olduğunu gösterir demeye getirdim yani. Ajdar'ı kaldır, sadece yaptığı işle popüler olan x kişisini koy oraya. Bana de ki "Bak işte bu kişiyi herkes biliyor!", kabul eder, susarım. Çünkü ben de biliyorum her zaman konuşulan kişilerin popüler olduğunu. Ama bana o kişinin başarılı olduğunu söyleyebilmen için "yaptığı işin herkesin dilinde olması" durumundan çok daha fazlasını sunman gerekir.
Arabesk konusunu açıp "Aynı olay hep" diyerek biraz da ironik bir şekilde Şebnem’in durumunu özetlemişsin. Evet, “aynı olay hep!” Biraz farklılık ne kaybettirir? Dur düşüneyim… Hayran mı? Popülerlik mi? Para mı? Hepsi mi? Arabesk derken de şarkılarda kullanılan ritimlerden, altyapıdan ya da müzikal olaylardan değil de şarkıda, şarkının sözlerinde yatan felsefeden bahsediyorum elbette. Tamam, rock müzik ve arabesk müzik “isyan” teması altında zaman zaman birleşebilir ancak rock müzik bundan ibaret değil! Şebnem hemen hemen tüm şarkılarında ezilen tarafı oynuyor. Beceremiyor çünkü “gülen rock” yapmayı. Bakınız: Günaydın Sevgilim. Bana göre bir sanatçının başarılı olabilmesinin altında yatan yegâne neden birden çok duyguyu kendisini takip eden kitleye hissettirebilmesidi
r mesela. Şebnem’de bunun olmadığını ve dolayısıyla başarılı da olmadığını düşünüyorum. Erkin Koray’ın Şaşkın, Komşu Kızı, Muallim gibi arabeskten fersah fersah uzak birçok parçası var. Arabesk parçalarla değil derdim, tamamen aynı temalar üzerinden ilerlemekle! Ona kalırsa Özlem’in Yazmamışlar’ı gibi arabeskin dibine vuran bir parçayı da örnek gösterebilirdin ancak bana Özlem’in çoğu parçasında kahrolduğunu söyleyemezsin. Hatta ve hatta çoğu parçasında vurdumduymaz insanı oynadığını bile söyleyemezsin!
Tarkan da bir önceki albümüyle elektronik bir şeyler yapmayı deneyerek bir değişiklik yaratmayı denedi ama çoğu kişi tarafından o albüm kariyerinin en kötü albümü olarak değerlendiriliyor. “Rock yapacağım!” dedi, o projeyi de çöpe kaldırdı ve yine özüne döndü. Neden? Çünkü alıştığı ve ona kazandıran tür o! Şebnem de bu tarz şeylerden korkuyor olsa gerek ki pek değişikliğe yönelmeyi dene(ye)miyor. Kusura bakmayın ama bu bana başarıdan ziyade popülerliğin yolunda ilerlemek gibi geliyor. Buyurun, ikisinin eşit olmadığına dair başka bir bakış açısı. :)
Şebnem’i eleştirirken söylediğim şeylerde gayet objektif olduğumu düşünüyorum ki söz konusu Özlem olunca da bu sitede yeri geldi mi en ağır şekilde eleştiri yapanlardan biriyim. Ortada bir “fanboy” vakası yok yani. Sırf Şebnem’i “başarısız ama/ve popüler” görüyorum diye objektifliğimi yitirmiş olamam, öyle değil mi? Saygılar.